Belki de Pişman Olmak En Güzelidir

Tarih: 11 Şubat 2017

Cemiyette dördüncü programa 2 gün kala, sabah 05.32’de bu yazıyı yazmaya başlıyorum.

Pakette kalan son 4 dal sigara,
Fonda çalan Ahmet Kaya
Birazda düşünceli bir kafayla.

Pişman İnsanlar Cemiyeti de böyle bir sabahta ortaya çıktı. Tabii bugünden biraz farklı bir sabahtı…

Biraz yalnız,
Biraz da hüzünlü,
Bir o kadar pişmanlıklara mağrur bir bakış vardı. 
İşte o sabahın ardından bu sayfada kelimelerimi sizinle buluşturuyorum.

Keşkelerin, pişmanlıkların ve geride bıraktığımız milyonlarca dakikanın ardından belki de en çok kendimi ait hissettiğim şeyi, pişman olduğum bir sabahta buldum.
Yazıyı yeni okuyanlar ya da cemiyeti hiç dinlemeyenler empati kuramayabilirler.
İlk kez okuyanlar/dinleyenler için bir kez daha diyorum pişman olmak iyidir.

Neden mi?

Pişmanlıklarımız bizi biz yapıyor,
Pişmanlıklar keşkeleri hayatımızdan atıyor.

Düşünsenize ne kadar çok keşke dediğimizi?

Keşke o gece dışarı çıksaydım,
Keşke o bana âşık adama bir şans verseydim, 
Keşke o sabaha uyanmak için ona bir şans verseydim.
Keşke, keşke, keşke…

Keşke pişman olsaydınız da o içinizdeki soru işareti kalmasaydı.

Keşke demeyip, pişman olanlara selam olsun.

 Selam olsun yeni tanıyacağım onlarca güzel insana,

Selam olsun sabah 5’te edeceğimiz cemiyet dualarına,

Selam olsun gecenin ikisinde derdini dinleyeceğim o güzel insana,

Selam olsun varlığını bize hiç haber vermeyen sessiz sakin bizi dinleyen o kadına/adama…

Selam olsun bu yazıyı okuyanlara.

İyi ki cemiyettesiniz, iyi ki cemiyetteyiz.


[There are no radio stations in the database]