Üye Yazıları

“Ve eğer gerçekten hem satırlarımı okuyup hem de hissetmek istersen, “You are my sunshine..” Biz! Ve bizim içimizde ben, sen varsın, bizler varız.. Çok üzülürüz, çok şeye “hayır” demek zorunda kalırız ya da istediğimiz her şeyi yok sayarız.. Ne kadar güçlü olduğumuzu önce kendimize sonra da herkese kanıtlarız. Düşünürüz ve düşündüğümüzün hep arkasında dururuz. Hayatımızın […]

7 Ağustos 2017

Bir sabah yalnız, ıslak bir yatakta, nemli, bilmediğin, bok kokan bir odada uyanmak kadar çaresiz hissedersin. Yalın ayak, ayağına batan bir o kadar taş, sustuğun bir o kadar cümle, düştüğün bir o kadar çukur… Dönüp arkana baktığında yalnız başına tüm yolu geri dönmek zorunda hissedersin. Akşamdan kalma, sevmediğin birinin yanında, üstün başın doğmayacak çocuklarla doluyken […]

Bir dolu kırık.. Aldım kırıklıklarını koydum benimkilerin üzerine.. Oda tuz buz.. Kanayan duvar.. Pencere kapalı.. Kapı aralığından esen rüzgar.. Dağıttı odaya kırıklıkları, üstüm başım kırık.. Kalbime savurup sapladı kırığı.. Kanayan kalp akıtıyor yaşayamadıklarını.. Öpüşemeyişini, sarılamayışını, koklayamayışını, dokunamayışını.. Duvar kanıyor.. Oda kırık.. Kalp tuz buz.. Rüzgar esip saplıyor kırıkları bir bir.. Hayal, kalp, oda kırık.. Kırıp döktüklerin […]

Kitaplarla doyulur mu; cümlelerle, mısralarla? Mürekkeple dertleşip, kavga edilir mi notalarla? Kanepenin köşesinde kadın; başı dizlerinde, ellerinde en sevdiği kitabın altını çizdiklerinin üzerinden geçerken, tok sesiyle adam… Kadının elleri adamın saç telleriyle haşır neşir, kendini hatırlatırcasına kendine, dikkati en çok her cümlenin sonunda  “unutma” deyişinde… Dört duvar arasında her yere sinmiş mürekkebin kokusu, müziğin ritmine […]


[There are no radio stations in the database]