Özden Gelen

Tarih: 22 Mart 2017

Özlemek…

Sarılmayı özlemek, gülmeyi özlemek, dürüst insanları özlemek dedi biri. Birileri hep özler. İnsanlar hep özler. İyiler iyileri özler, ben seni özlerim, sen onu özlersin. Bu böyle sürüp gider.

Sevdayı özlersin mesela, çıkmaz bir şiiri ya da mutsuz bir gülümsemeyi özlersin. Vapura binmeyi, o muhteşem deniz kokusunu özlersin. Çay bahçesini özlersin. Sahi, çay bahçesini neden özler insan?

İşte, ne dedik; insan hep özler. Doğrusu insan neyi kimi özlediğini değil; o anda, özden gelen özlemeyi özler. O içinden yükselerek gelen hissiyatı özler.

O zaman şunu derim ben;

Özlemim gökyüzü kadar uçsuz bucaksız mı?

Fark etmeden özlemek var bir de. Ansızın gelen o garip his. Tuhaf. İçinden gelen o kocaman , günden güne büyüyen – ya da büyüdüğünü düşündüğün, bilemiyorum- özlemek hissi.

Durduramadığın bir özlem düşün. Özlerken kaybolduğunu düşün yahut.

Orhan Gencebay’ın da dediği gibi;

“Sen de mi kayboldun kendi rüyanda?” diyerek ortadan kayboluyorum.

Özlemle…

Yaren


[There are no radio stations in the database]