Pişmanlığın Doğusu & Batısı

Tarih: 10 Şubat 2017

Yazar: @ahmetberkduman 

Pişman yazgısına, yazgısı pişmanına şaşırarak bakar.

Soğuk! Soğuk bir memlekette oturur gibi içimdeki soğukla oturan ‘pişmanlık’. İçi dar ve etrafı metruk bırakılmış bir odada beslediğin ateş böceğini hiç yedin mi? Ayıp! Ayıp! O küçük ateş böceğini yerken bile dudaklarını kanatıp, yakmış bir kimseyim.

Yedim, çünkü, ısınmak istedim. Uçmak istedim. Uçmak ve herkes için bir tane olan bu hayatı, bizim kendisiyle birlikte kaçtığımız bu hayatı, yine heyecanla ciğerlerime doldurabilmek için… Pişman olanın terk edilmiş kumdan şatosunda harikulade saatleri yaşayabilmesi için ‘pişmanlık’larıyla üstesinden geldiği saatleri de olmalıdır. Z
amanla bedenimi, bir haritayı ortadan ikiye yırtar gibi… Bir atlası ikiye ayırır gibi böldüm. Sağım doğu, solum batı yakası oluverdi. Pişmanlıklarımın doğu ve batı yakasında değişen bir şey yok. Karın üzerinde donmakta olan bir kimsesizin uykusu gibi doğuya uzandım. Batısı ise, kimseden akıl alacak gibi değil…

Bugün, içimdekileri dışarı çıkardım. Şu an sırtıma güneş vururken, sıcaklığı balıkçı parkama dokunuyor. Kokum yıllanmış bir kilime benziyor. Üzerimde çok ayak gezinmiş sayabilirsiniz. Pişmanlık, gücün güzellik karşısındaki amansız yenilgisidir.

Bir hayli pişmanlığım var, yazgım. Pişmanlık atlasına dair bir haritada sıkışıp kaldım. Bedenimin doğusu ruhumdan kolay kolay söküp atamayacağım medenileşemeyen bir “medeniyet krizi” halinde tembelleşti. Yazgımla gelen ‘pişmanlık’ anlattığı alemden hiçbir şeyin kaybolmasına izin vermeyen bir mühre sahip, belirsiz bütün renklerden mürekkep capcanlı bir rüya sunuyor bedenimin batısı…

Kim olduğumu, ne olduğunu, neden bunların yaşandığını, nereye kırılıp dağıldığımızı, niçin başka odalarda yatıp uyandığımızı, niye dilimden düşmeyen bir ‘pişmanlık’la her gece küçülüp uyuduğumu, her sabahsa dev gibi bir eski yeni farkına uyandığımın soruları var. İki çocukluk arkadaşı gibi birbiriyle takılıp, meşk etmiş ‘pişmanlık’ ve yazgım dur bakalım cevaplara gelirsek, belki şu dilimden düşmeyen hayata, belki hayatla kavgası olan kendime, belki de dudaklarımı kanatıp, yakmış ‘pişmanlık’larıma gönül koymuş olabilirim.


O yüzden pişman yazgısına, yazgısı pişmanına şaşırarak bakar!


[There are no radio stations in the database]