PROFİL: GÜR AKAD

Tarih: 11 Temmuz 2017

Bir pikap düşünün..

Sürekli olarak Pink Floyd, YES ve Beatles tınılarının yükseldiği bir pikap.. Ve o şarkıları dinleyerek büyüyen bir çocuk..

Gür Akad..

Camiada “Nöbetçi Gitarist” olarak biliniyor Gür Akad.. Üstelik bu şekilde anılmayı seviyor.. Elektro gitarıyla harikalar yaratıyor, dinleyeni bambaşka boyutlara götürüyor.. Gitarın mucidini bile gülümsetiyor desek abartmış olmayız.. Bir de, sahnedeyken, sigarasını gitarının tellerine tutturmayı seviyor..

Geçmişe bir dönüp bakıyoruz da, gitarıyla eşlik ettiği o kadar önemli isimler var ki..

İlhan İrem -ki yıllarca sürüyor-, Sezen Aksu, Barış MançoTarkan, Kurtalan Ekspres, Sertab Erener, Özlem Tekin, Erkin Koray ve daha niceleri..

Gür Akad, çocukluk yıllarında, yani yazının başındaki şu meşhur pikabın yanından ayrılamadığı yıllarda, müzisyen olan ağabeyinin etkisinde kalarak akustik gitarla haşır neşir olmaya başlıyor.. 80li yılların ortalarında, elektro gitara yöneliyor.. Genel manada, 60lı ve 70li yılların Amerikalı gruplarından ve gitaristlerinden etkilendiğini söylemek mümkün..

Kendi ifadeleriyle, ilk elektro gitarını alışı ise şöyle olmuş; “David Gilmour‘un (Pink Floyd) bir gitarı vardı.. Dergilerden falan bakardık, bir Fender Stratocaster.. Rahmetli Barış abiden (Manço) bir tane bulduk.. Nefis bir alet, 66 model.. Onu almıştım, ilk gitarım odur..

Uzun saç ve siyah renkli kıyafetlerin, yani ‘Rocker‘ imajının Türkiye’de pek de alışık olunmadığı dönemde Gür Akad, bu farklı imajıyla dikkatleri üzerine çekmişti bile..

1986 yılında, ilk kurduğu grup olan KLİPS ile Eurovision macerasını tattı.. Yarışmaya, Candan Erçetin ve Sevingül Bahadır‘ın oluşturduğu Onlar grubu ile güç birliği yaparak katılmışlar ve sözleri İlhan İrem’e, müziği Melih Kibar‘a ait olan “Halley” isimli şarkıyı icra etmişlerdi.. Üstelik Melih Kibar, gruba sahnede eşlik eden orkestrayı yönetiyordu..

 

Elektro gitarı konuştururken, vokalist kimliğiyle de dikkat çekici performanslar sergiliyordu Gür Akad.. Zamanla, besteci yönünü de keşfetmeye başlayıp notalara farklı bir şekilde dokunmanın hazzını da aldı.. Akad, ‘eşlikçi‘ yönüyle ön plandayken, kendi bestelerini bir albümde toplama fikrine uzak oldu hep..

Eurovision elemeleri ve ana sahne maceralarının ardından, bir süre ortalarda görünmedi.. Uzun süre sonra Tarkan’ın Türkiye Turnesi ile yeniden ortaya çıktı.. Tarkan’la birlikte sahne alması, koyu rock sempatizanlarını şaşırtmıştı ancak, gitar aynı gitar, Gür aynı Gür’dü.. Tarkan’a çaldığı dönemlerde de sahnede hiç sırıtmadı.. Aksine, Tarkan’ın kariyerinde en önemli renklerden biri olduğu kesin..

Hatta, pop albümlerde yer alması ile ilgili gelen tepkilere o dönemlerde şöyle bir yanıt verir Gür Akad; “Pop çalan bir rock gitaristinin kulağı kirlenebilir ama ben kimin arkasında çalarsam çalayım hep rock çaldım.. Bunu birçok insan anlamadı belki ama ben yıllarca hep rock sularında gezindim.. Eşlik ettiğim tüm şarkılarda geniş rock armonileri kullandım..” 

Biz Nereye“, Tarkan’ın “Aacayipsin” albümünün kapanış şarkısıydı.. Söz ve müziği Rıza Erekli‘ye ait olan şarkının stüdyo kayıtlarında tam bir yıldız ordusu bir araya geldi.. Mikrofonda Tarkan, elektro gitarda Gür Akad, akustik gitarda Erdinç Şenyaylar, davulda ve elbette düzenlemelerde Ozan Çolakoğlu, vokallerde Orhan Atasoy‘un da dahil olduğu koca bir ordu.. Gür Akad, şarkıda bir solo attı, dünya durdu..

 

Gür Akad, bu çalışmanın ardından yol arkadaşları ile birlikte Kadıköy’de yıllarca sahne aldı.. Son olarak kurdukları Sekans4 isimli grupla birlikte, “Kayıp Kelimeler Krallığı” adlı enstrümantal albümü yayımladılar..

Ancak bundan birkaç sene önce, Gür Akad’ın hayatındaki, belki de en derin izi taşıyan şarkı doğdu..

Ardı ardına yitirdiğimiz Barış Manço, Cem Karaca ve Bahadır Akkuzu anısına Kurtalan Ekspres tarafından yapılan “Göğe Selam” albümü, birçok ünlü ismi bir araya getirdi.. Bu proje albümde, bir de Gür Akad bestesi yer alacaktı.. “Cem Ağabey“.

Yıllar önce, Gür Akad’ın annesinin cenazesinde, Cem Karaca Akad’ın yanına geldi ve eline bir kağıt tutuşturdu.. Gür Akad, Cem Karaca’nın vermiş olduğu o nota cenaze töreninden sonra bakabildi.. Kağıtta şu sözcükler yazıyordu; “Ne ölenle öl, ne gidenle git.. Aslolan hayattır, canım kardeşim..

Daha sonra Gür Akad, Cem Karaca’nın ölüm haberini alınca aklına onun bu sözleri geldi.. Cem Baba’nın ölümünden iki yıl sonra, ‘Cem Ağabeyinin’ ona yazmış olduğu sözlerle kendi sözlerini birleştirdi ve ortaya “Cem Ağabey” şarkısı çıktı..

 

Gür Akad, tartışmasız Türkiye’nin en önemli müzisyenlerinden biri.. Gitarıyla harikalar yaratan bu adamı sahne üzerinde görenler için, “Ne şanslı insanlar” demek yerli yerinde olur..


[There are no radio stations in the database]